27 Nisan 2008 Pazar

Yazmam daha aşk şiiri

Cemal Süreya'nın Balzamin şiiri o kadar olumlu dönüşler getirdi ki ister istemez yeni bir Cemal Süreya şiirini daha sizlerle buluşturmak kaçınılmaz bir hal aldı.
Aynı beğeniyi toplayabileceği konusunda hiç bir endişemin bulunmadığı diğer bir Cemal Süreya şiiri ile bugün karşınızdayım.
Her zaman büyük bir ses getiren bir şiir olmuştur.Özellikle içinde geçen ''Hep andım ne yaşanır olduğunu'' dizesi edebiyat tarihimizin en naif dizelerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
Umarım geçen haftaki olumlu dönüşler bu hafta için de geçerli olur.



yazmam daha aşk şiiri

oydu bir bakışta tanıdım onu
kuşlar bakımından uçarı
çocuk tutumuyla beklenmedik
uzatmış ay aydınlık karanlığıma
nerden uzatmışsa tenha boynunu

dünyanın en güzel kadını oydu
saçlarını tarasa baştan başa rumeli
otursa ama hiç oturmaz ki
kan kadını rüzgardı atların
hep andım ne yaşanır olduğunu

en çok neresi mi ağzıydı elbet
bütün duyarlıklara ayarlı
öpüşlerin türlüsünden elhamra
sınırsız denizinde çarşafların
bir gider bir gelirdi işlek ağzı

ah şimdi benim gözlerim
bir ağlamaktı tutturmuş gidiyor
bir kadın gömleği üstümde
günün maviliği ondan
gecenin horozu ondan

20 Nisan 2008 Pazar

Balzamin

İki haftalık bir aradan sonra yokluğumu affettirecek bir şiirle dönüyorum.
Cemal Süreya imzalı kısa ama çok şeyler anlatan bir şiir bu.
Bir yandan da bu kadar köklü ve değerli bir edebiyat mirasına sahip olmamıza rağmen yeni jenerasyon edebiyat emekçilerinin bu soylu zincire birer halka olamadıklarını üzülerek gözlemliyorum.
Bu olumsuz gidişat da haklı olarak edebiyat dünyamızın geleceği açısından umutlarımı azaltıyor ister istemez.
Sizler de benimle aynı görüşte değil misiniz?



balzamin

sen el kadar bir kadınsındır
sabahlara kadar beyaz ve kirpikli
bazı ağaçlara kapı komşu
bazı çiçeklerin andırdığı
iş bu kadarla bitse iyi
bir insan edinmişsindir kendine
bir şarkı edinmişsindir,bir umut
güzelsindirde oldukça, çocuksundur da
saçlarınla beraber penceredeyken
besbelli arandığından haberli
gemiler eskirken, deniz eskirken limanda
sevgili...

06 Nisan 2008 Pazar

Yalnızlığa dayanırım da birbaşınalığa asla

Bu güzel tatil sabahınıza keyif katması için sizlere ulaştırmak istediğim dizeler
yine büyük üstad Can Yücel'den.
Hayatın bam telini oluşturan en uç değerleri kim onun kadar gözler önüne serebilir ki.
Böylesi yalın bir tema öyle ustalıkla seçilmiş sözlerle resmedilmiş ki bizlere düşen aziz hatırasına ve sanatçı kimliğine şapkalarımızı çıkarmak tereddütsüz.
Bilmem katılır mısınız ama Can Baba gibi bir filozofun torunları olduğumuz için
çok şanslı kuşaklar olduğumuzu düşünenlerdenim.
Hepimiz onun ektiği bu sevda tohumlarını hayatlarımıza doğru kanalize edebilirsek göklerden bizlere yeni şiirler yazmaya devam edecektir Can Baba.
Bunu lütfen unutmayalım...





Yalnızlığa dayanırım da,
Birbaşınalığa asla.
Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla.
Saat tıkırtısıyla...
Korkmam, geçinip gideriz biz mutluluğuyla,
Ama; ‘Günün aydın, akşamın iyi olsun’ diyen
Biri olmalı.
Bir telefon sesi çalmalı arasıra da olsa kulağımda.
Yoksa, zor degil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya,
Ama; ‘Çaya kaç şeker alırsın?’
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...

30 Mart 2008 Pazar

Ben sana teşekkür ederim

İkinci Yeni'nin çok yönlü şairi Ülkü Tamer bugünkü konuğumuz.
Şairliği kadar çevirmenliği ve gazeteciliği kimliği ile de tanıdığımız Tamer'in
en çok ses getirmiş şiiri ile karşınızdayım.
Kültürel zenginliğini en iyi açıklayacak iki detay;
Gaziantep doğumlu bir Robert Kolej mezunu olmasıdır.
Kazma kürek yaktıran bu çetin ayı uğurladığımız bu son Pazar günü
hepinize mutluluklar getirir umarım.




ben sana teşekkür ederim , beni sen öptün,
ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün;
serinlik vurdun korulara, canlandı serçelerim;
sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,
ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta.

sen bana çok güzeldin, senin ayakların da...

23 Mart 2008 Pazar

Her şey sende gizli

Bugün başka mutlu bir günüm.
İçim kıpır kıpır ve tepeden tırnağa umut doluyum.
Böylesi önemli bir günü de anlamlandıracak şair tabi ki Can Yücel olmalı.
Şair belli pekiyi ya şiir.
O da belli emin olunuz.
Çok beğeneceğinizi umduğum bu özel şiiri
günümü tılsımıyla parlatan tatlı cadıya adıyorum.




yerin seni çektiği kadar ağırsın
kanatların çırpındığı kadar hafif..
kalbinin attığı kadar canlısın
gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
sevdiklerin kadar iyisin
nefret ettiklerin kadar kötü..
ne renk olursa olsun kaşın gözün
karşındakinin gördüğüdür rengin..
yaşadıklarını kar sayma:
yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
ne kadar yaşarsan yaşa
sevdiğin kadardır ömrün..
gülebildiğin kadar mutlusun
üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
sakın bitti sanma her şeyi,
sevdiğin kadar sevileceksin.
güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
bir gün yalan soyleyeceksen eğer
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
işte budur hayat!
işte budur yaşamak
bunu hatırladığın kadar yaşarsın
bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
çiçek sulandığı kadar güzeldir
kuşlar ötebildiği kadar sevimli
bebek ağladığı kadar bebektir
ve herşeyi öğrendigin kadar bilirsin
bunu da öğren,
sevdigin
kadar
sevilirsin..

16 Mart 2008 Pazar

Uzun yolları da göze alabilen bir dostluk

Yoğunluğumdan ötürü bu aralar anca Pazar sabahları vakit ayırabildiğim blogumun
bugünkü konuğu Murathan Mungan.
Seçimim ise sevenlerinin onu baştacı yapmasında önemli bir yeri olan o eşsiz anektodudur.
Sanırım bu kesitle daha önce büyük ihtimalle karşılaşmışsınızdır ama kendimizi tazelemek açısından iyi bir hatırlatma olacaktır.
Herkese sevgi ve umut dolu bir hafta dileklerimle.




ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk,
arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz?
akşamüstünün bir saatinde,
yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz,
omzumuza dolanan bir kolun,
başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun,
belimizi kavrayan bir elin,
uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında
tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor,
biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?

yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp
kendimizi hep ilerde
birgün karşılacağımızı sandığımız
bir başkasına bir yenisine ertelerken
hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?

karşımıza erken çıkmış insanları yolumuzun dışına
sürerken bir gün
geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?
hayat her zaman cömert davranmaz bize,
tersine çoğu kez zalimdir.
her zaman aynı fırsatları sunmaz,
toyluk zamanlarını ödetir.
hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların,
eskitmeden yıprattığımız dostlukların,
savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla
yapayalnız kalırız bir gün

bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz,
ya da olanlar olması gerekenler değildir.
yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz,
gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir...

kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir
kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak.
bazılarının gelecekte sandıkları 'bir gün' geçmişte kalmıştır oysa;
hani şu karşıdan karşıya geçerken trafik ışıklarında rastladığımız ,
omzumuzun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boşverip
'nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıama çıkar' dediğinizdir.

09 Mart 2008 Pazar

Seni Düşünmek

Nazım Hikmet Ran neden dünyanın gelmiş geçmiş en büyük beş şairinden biri olarak
kabul edilir hiç düşündünüz mü?
Nedir ona bu uluslararası saygınlığı ve prestiji getiren.
Bence hiç zihninizi yormadan bu şiiri bir kez okuyun yeter.
Başkasının aynı temaya ulaşabilmek için sayfalar doldurması gerkirken
o sadece birkaç dizede vermektedir mesajını.
Böylesi önemli bir itiraf bu kadar yalın kelimelerle nasıl kurgulanır anlamak mümkün değil.
Umarım güne güzel bir başlangıç yapmanızda bu şiirin de payı olur.



seni düşünmek güzel şey
seni düşünmek ümitli şey
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey

seni düşünmek güzel şey
seni düşünmek ümitli şey
fakat artık ümit yetmiyor bana
ben artık şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum...